Yazilar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
Yazilar etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

Kız yaparsa kaşar erkek yabarsa fırlama


Her zaman erkek oldugum icin sansli hissetmisimdir kendimi.Ama sansli hissediyorum diyede kizlari ezecek degilim.Genel bir bakis acisina deginmek istiyorum.Toplum olarak okumus okumamis cahil bilgili fark etmeden kizlarimiza karsi bir eziyet uygulamaktayiz.
En basiti kiz erkek arkadas yapinca kasar,or... vb yakistirmaya maruz kalior.Ama erkek oylemi,tabiki hayir.Bizler yaptik mi,oooo firlamaya bak,capkin gibi yakistirmalar aliyoruz.Bu yakistirmalari alabilmemiz icin kizlarinda serbes olmasi gerekli inancindayim.Yoksa yakinda firlamalik yapabilecegimiz kiz kalmayacak hepsi dizinin ustune oturup koca bekler duruma gelecek.Aslinda bu yaziyi can sikintisindan yaziyorum.Banane kasardan firlamadan ne haliniz varsa gorun.Yazimda bir anlam butunlugu bulamadim.sizlerde okurken ayni karmasayi bulabilirsiniz.Daha fazla uzatmadan bitireyim bari.LUTFEN bu sacmaliklari okuduktan sonra bana kufur etmeyin.Herkese pai...


Devamını okuyun...>>

Google turkiye'nin patronundan basin toplantisi

Google ve internet dünyasında geçen yıl yaşanan gelişmeleri değerlendirmek ve 2008 hedeflerine ilişkin bilgi vermek için bir basın toplantısı düzenleyen Google Türkiye Ülke Müdürü Bülent Hiçsönmez, Türkiye’de yeni bir ofis olduklarını ifade etti.
http://www.idriscin.net/assets/images/google_gs.jpg
Ürünleri lokalize ettiklerini, burada içeriğin de Türkiye’ye özgü olarak zenginleştirilmesinden bahsettiklerini dile getiren Hiçsönmez, istanbul.com ve mackolik.com’la işbirliği yaptıklarını, Türkiye’deki online pazarın büyümesiyle beraber reklam verenlerin büyümesi ve online dünyadan faydalanmasını da sağladıklarını kaydetti.

Hiçsönmez, “Bunu da pazarın büyümesiyle beraber yerine getirmiş olduk. 2007 böyle geçti. 2008 nasıl geçecek? Çok da farklı değil... Biz online dünyadaki büyümenin çok ciddi şekilde artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Bizim bu 3 ayaktaki (son kullanıcılar, beraber çalıştıkları iş ortakları ve reklam verenler) çalışmalarımız da artarak devam edecek” diye konuştu.

Kullanıcı ayağında lokalleştirmeye devam edeceklerini ifade eden Hiçsönmez, “Bizden daha fazla lokalleştirilmiş Google ürünleri görüyor olacaksınız. Yerel işbirliklerimiz artıyor olacak. istanbul.com ve mackolik.com gibi diğer firmalarla işbirliklerimiz artacak. Aynı şekilde daha fazla reklam verene erişip Türkiye’deki reklam verenlerin online mecradan daha fazla yararlanmasını sağlıyor olacağız” dedi.

Hiçsönmez, soru üzerine, Google’nin, dünyadaki bütün bilgiyi herkes tarafından kolayca erişilebilir kılma yaklaşımı bulunduğunu, genel felsefesinin de lokalleşmeyi en hızlı şekilde yapmak olduğunu söyledi.


“GOOGLE, ‘ARAMANIN DAHA ÇOK BAŞINDAYIZ’ DİYOR”
Bülent Hiçsönmez, Google’nin, arama ve reklam dünyasına odaklanmış bir teknoloji firması olduğunu, “Aramanın daha çok başındayız. Aramadaki teknolojiler daha bitmedi” dediğini de söyledi.

Hiçsönmez, bir soru üzerine, “Türkiye’de online dünya çok hızlı büyüyor. Ticaret, oraya verilen reklam artıyor. Online mecra ciddi anlamda büyüdü. 2007’de yurt dışı yatırımcıları Türkiye’de gördük. Türkiye’ye gelen yatırımcılar oldu. Başkaları da gelecek. Bunlar Türkiye’deki potansiyeli ortaya çıkaran şeyler. (Türkiye’nin) geleceğiyle ilgili pozitifiz” diye konuştu.
Kaynak | ntvmsnbc.com


Devamını okuyun...>>

Sevdigini kaybetmek(semih'in kaleminden)


Bu resmi gorunce aklima gelenleri yazmak istiyorum.Sevdigini kaybetmek en buyuk sinavdir sanirim.Dusunuyorumda benim basima geldigini bole birseyin(aslinda dusunmesi bile kotu)Toparlanamam sanirim bir daha.Aslinda kalbini kirdigim ama cok sevdigim insanlarda oldu.Pismanliklarimda var aslinda.Mantigimi birakip kalbimim sesini dinledigimde ise kalbini kirdigim insan zorla sanki mantigima itiyor gibi hissediyorum.Dusuncelerimi yaziya dokmekte zorluk ceken biri olmasaydim sizlere icimdekileri sinirsizca paylasmak isterdim.Yazamiyorum,korkuyorum nedenmi.Nedensiz sebeblerden dolayi.Duruyorum dusunuyorum hayal dunyalarina daliyorum.semih diyorum icimde.Ama icimden cevap gelmiyor nedensizce.Roman yaziyorum bilmeden.Bu sacmaladiklarimi okudugunuz icin tesekkur ederim.
Semih baser


Devamını okuyun...>>

ODUN'UM! ODUNLAR GÜNÜMÜZ KUTLU OLSUN.


Yarın bildiğiniz üzere sevgiller günü.Sevgilinizle olan gününüz ne demekse.Bugün neden yapılmış ,kim çıkarmış bilemiyorum amaç ndir yada.Bana inanılmaz anlamsız geliyor ne yani 14 Şubat günü sevgilimizi daha mı çok seviyoruz.Bence değil tüketime katkıda bulunmak için yapılan maddisel bir gün.Kalıplaşmış günleri oldum olası sevmem.Hediye almak için gün mü olması gerek.

Bide bir reklam var ''SEVGİLİNİZ ODUN MU? , AKSİNİ KANITLA İSTİNYE
PARK'DAN SEVGİLİNİ HEDİYE AL'' gibi bişeydi özeti buydu yane.Neyse almıyoruz yaw odun mu olduk.Ben o zaman seve seve odun olurum.Çünkü sevgimi sevgilimi kalıba sığdıracak monoton bir ilişki yaşamıyorum.

Gazetede bugün bir haber vardı.Sevgilisine sevgililer gününde tektaş almak için hırsızlık yapmış.Keşke odun olsaymışda hırsız olmasaydı diyenelr vardır elbet.Sen o kadar uğraş çal çırp sevgililer günü için ama sevgililer gününde sevgilinin yanında olma.Olucak iş değil yaw adaletmi bu ?Kızda bir gün için hems evgiliden hem taşdan oldu iyi mi!

Biz bugünü kutlamıyoruz.Hediye de almıyoruz.14 Şubatınız kutlu olsun biz odungiller......


Devamını okuyun...>>

Yeni bir galaksi kesfedildi

Arkadaşlar Nasa Uzay Üssünden 28 Nisan 2006 da Uzay a gönderilen SpaceScraper adlı uzay mekiği güneş sisteminide çevreleyen daire biçiminde bir galaksi keşfetti.NASA bu asteroid kuşağına "Firering" Ateş Yüzüğü ismini verdi

http://www.physorg.com/newman/gfx/news/SDSS_AASimgLarge.jpg


Devamını okuyun...>>

SONSUZ SİYAHIM



Küçük dünyamda oturmuş
Yakıyorum dünyalık bir nefes
Çekiyorum içime anılarla birlikde.
Saatte bilmem kaçı gösteriyor,
Akreple yelkovan birbirni kovalamaz olmuş.
Kulağımda gül güzeli
'Öldü dersin' diyor
Hade ordan diyorum hiç ölmeyecek gibi
Teselli veriyorum garipçe kendime
Efkarım doruk yapıyor
Aklımsa kimbilir hangi bilinmezlikler de
Çekiyorum bir nefes daha kanıma işlercesine
Etrafda iyice sessizleşdi
Şehir uyumuşdur çokdan
Benim siyah gündüzüm yeni başladı
Alıyorum elime kalemi
Çiziyorum kendi yanlızlık resmimi
Becerebildiğimse o rolü iyi oynamak
Bakıyorum penceremden
Siyahdaki ay'lı güneşime
Oda teselli vermiyor onuda bulut sahipleniyor
Görünmez oluyorlar yaşlarım süzülürken içime
Kaldık mı? yine başbaşa çek bir nefes daha içine
Şehre ayak uydurmak istiyorum
Koyuyorum yastığa başımı,
Kapıyorum gözlerimi açmamacasına
SONSUZ SİYAHIM'a.....
BAHAR CEBNİ


Devamını okuyun...>>

Ruhunu arayan küçük kıza(Makale)


Acılara bağımlı yaşamaya o kadar alışmısız ki bize sunulan küçük armağanları göremiyoruz nedense taki onları kaybetmek üzere olduğumu anlayana kadar. Mutluluk bir oyun mu gerçekten ? Dünyadaki kaosa , ruhlarımızdaki çırpınışlara rağmen mutluluk bir oyun mu sadece? Bu bir oyunsa ben oynamak istiyorum .Ama önce biri bana kuralları anlatmalı.Yada bu oyunda mızıkçılık yapanlara verilen cezaları... Hayatım boyunca kavramlarla savaştım. Aslında hüznün de mutluluk olabilceğini , doğumların acı , ölümlerin mutluluk olabileceğini kanıtlamaya çalıştım durdum. Ama kendimi bile inandıramadım.... Bende sığındım yarattığım dünyama.Çölün çiçek açtırdığı , bütün kalalerin yıkıldığı , ejdarhaların sadece seviştiği , dikenlerin can yakmadığı o küçücük dünyama ... Mutluluk oyununu öğrenmeye çalıştım.Başaramadım.İnanın iyi niyetimden değil sadece oyunların yanlız oynanamadığın farkına vardığım için birilerini aradım. Herşey zamanla değişiyor evet inkar edemiyorum.O uğruna ateşli tartışmalar yaşadığım hayallerim bile değişti... Dualarım , dileklerim, aşklarım ...... Ben bu oyunu oynamayı hiç öğrenemedim . . . Gidişler güzeldir…
Düşerken uçurumdan cılız bir dala tutunmak gibi…
Dalın kopacağını bile bile tüm varlığınla ona tutunmak
Seni sevmek gibi..
Sen giderken bütün dünyanın yerlebir oluşunu ,tüm evrenin sürüklendiği kaosu izlemek gibi…
Kabundaki sen’e aldırmadan
Yüreğindeki seni beklemek gibi…


Devamını okuyun...>>

bu odadan sıkıldım...

bu odadan sıkıldım deriz,
bu sokaktan,
bu mahalleden,
bu şehirden...
bu insanlardan sıkıldım deriz,
deger verdiklerimden,


degerlerimden,
sevgimden,
sevdigimden,
bu kızdan...
ama aynı hikayeler içerisinde dolanırız sanki...
hepsi bizim bi parçamız, bizi oluşturan ;
ilk acımızı kağıda döktüğümüz yerdir sıkıldığımız oda..
ilk kafamızın yarıldığı yerdir o sokak..
ilk o mahallede tamışızdır dostluğu..
ilk o şehirde takılmıştır kafamıza keşkeler,, yapadıklarımız, pişmanlıklarımız, kimsenin bilmedikleri...
ilk o insanlar bizi anlar olmuştur..
ilk aşk acısını onlara anlatmış, gel be olum çekelim bi kafaları demişizdir..
ilk o değerlerimiz sayesinde karşımızdakilerden saygı görmüş, aralarına onlar sayesinde ne kral adam ya ... cümleleriyle girmişizdir..
ilk sevgimiz sayesinde içimiz bir garip oldu ve üzülsekte sevdiğimiz için, o kız için çektiğimiz keder sayesinde,, gel bi anlat hele ne derdin var dostumla başlayan bulunmaz sohbetlere dahil olmuşuzdur...
hep aynı hikayenin içinde buluruz kendimizi çünkü biz odunuz ve yaşken eğilmişiz:)


Devamını okuyun...>>

Merak etmek..öylesine...



merak etmek..öylesine...




kimler merak eder ve merak edilen şey cevabı bulunduğunda o kişi merak etmeden önce ki durumundan daha iyi bi ruh halinemi kavuşur?


pekte merak etmemek gerek olur olmadık herşeyi...





aksi halde acabalarla yaşayıp kendi vaktini çalmamalı insan...

sanırım hayyatta en çok kaybedenler merak eder ve merak ettikleri sürece kaybetmeye devam ederler...

enteresan bişey merak ya da bir alışkanlık.. ve bence o kadarda iyi bişey değil..

meraklı olmamanız dileğiyle:)

tabi bu yazdıklarım gözümüzde büyük görünen ve çok vaktimizi alan aslında o kadarda hayatımıza katma değeri olmayan şeyler için sankii...

akışına bırakmak gibi yani..


Devamını okuyun...>>

Resminizi bilborda dergiye tabeleye pankarta ünlülerın üstüne yazın


Resminizi parıs hıltonun ellerinde yada londra'nın en işlek caddesinde yayınlanmasını istermisiniz.
Dudaklarınızdan cıkan o sözü duyar gibiyim.Evet.Yapmanız gereken Burayı tıklamak Gelen sayfada istediginiz resme tıklayın ve bilgisayarınızdan kendi resminizi yukleyin. Dıkkat etmeniz gereken resim boyutu 500 kb oldugundan resminizi yüklerken sorun yasabılırsınız.


Devamını okuyun...>>

insanlar kararlarını nelere göre verio..

insanlar hayatta kendilerini kabul ettirmek,para kazanmak, mutlu yaşamak,,gibi sebeplerden dolayı belli kararlar almak zorundadırlar. Evet insanlar bunları nelere göre veriyor sizce?
.. iyi bir insan olmak ve mutlu yaşamın sırrı geçmişten günümüze toplumlarda hep din olgusuyla gösterilmiş.Sizce herşeye kafası basan uzaya kaçan, dna kopyalayan, var olduğu dünyayı isterse yok edebilecek..olan ''insan'' ın bu gibi kararları almak için bir kitaba gerkesinim duyması garip değilmi ?
Diğer bir deyişle elinde gücü olan bir meclisin kitap çıkarması ve insanların bunlara uyması gerektiği yoksa kendilerini kabul ettiremiyecekleri ve ceza görecek olmaları ! tanrıyla bağdaştırıldığında bir ironi oluşturmuyormu?
.. ya da bugün insanların eğer birey olamazlarsa kendini kabul ettirememeleri..bununla farklı doğrultuda ama yine aynı amaçla değilmi ?
..insanların günümüzde bu yeni sistem içinde bireyselleşerek; hayat standardına bağlı, onu düşünerek seçtikleri yaşam tarzlarıda bir kitabın veya yasanın yaptığı etkiyi yapmıyormu?
insanlar hayatları boyunca hep birşeylere inandılar yada inanmak istediler!!..geçmişten günümüze benim anladığım, bana anlatılan ifadenin özü - 'bu'.. ama güçlü sistemleri oluşturmak ve bunların devamlılığını sağlamak ; en kolay şekliyle, geçmişte fiziksel , bugün ise ekonomik yaptırımlarla sağlanabiliyor ve bir süre sonra bu insanların hayat tarzlarını oluşturuyor diye düşünüyorum..
,,yani kimse durduk yere birşeye inanmak istemez diyorum..,,
öyle bir gen falanmı var ki...
sebepsiz hiç bir şey olmaz diyorum ;ülkemizde ki ezanların, dışarda ki çanların, insanların harcama şekillerinin,dine ve milliyete göre yeni devletlerin kurulmasının ve parçalanmasının, doğruya göre olmaması gereken ama yine de bir numunelikte olsa var olan bazı sistemlerin,,,
..burda saydıklarım sanırım, insanlara birşeyler inandırmak, onları belli kalıplara otutturmak , istedikleri şeklin toplumca hayat tarzları olarak belirlenmesini sağlamak, bu sayede elindeki gücü daha rahat ve etkin kullanabilmek için geçmişten günümüze ''iktidar'' siyaseti diyebilirim.. (daha iyi bi ifade gelirse aklıma yazarım:>)

ben diyorumki ; insan kararlarını verirken düşünmeli ?
acaba o kararı gerçekten kendisimi veriyor..

son olarak : gerçekten ben inanılmaz bir varlığım bunuda varlıktaşlarımın yaptıklarını görerek söylüyorum:)

ula olm uçtuk, uzaya çıktık,dünyaya da zıçtık:)
dünyanın öbür ucunu görebiliyorsun,
istediğin insanı ,imkanların varsa hertülü ne yaptığını,
ne konuştuğunu vs. görebiliyorsun bulabiliyorsun..
istersek dünyayı bile yok ederik o derece yani..
ama önce kurtarmak gerekecek tabi!

nuhu beklemeyelim derim ben :)

birde sanki şöyle bi durum vardı tanrının 5 sıfatı;
görmek, duymak, bilmek,,,
..sanki insanoğlu bunları yapmış gibi!
insanın inanması gereken gene insan sanki.,!?

tabi fırsat olunca herşey okunur tartılır falan..

şimdilik bu kadar valla uyku tutmadı
kalkıp yazdım şetanmı dürttü ne:)


Devamını okuyun...>>

Mutlaka dinlenmesi gereken gruplar, sarkılar vs..

Size yılların eskıtemediği en güzel grup sarkıcı ve sarkılardan bir kaçını göstermek istedim.
Bakalım hangilerini hatırlayacak yada ,a buda buradaymış diyeceksiniz.

Estatic Fear

King Crimson - Epitaph

Epica - Cry for the moon

Dream Theater - Finally Free

Dark Tranquility - Lethe

Kamelot...

Dream Theater - Finally Free

The Ark - Father Of A Son.

Lake of Tears

Opeth...


Devamını okuyun...>>

Youtube'a Nasıl girilir

psiko absurd romantik komedi
Fazla Soze Gerek Yok
Burayi tiklayin Yeter


Devamını okuyun...>>

10 Sene Önce Öğrenci Olsam


Matematik dersinde hocanın fiziksel özelliklerini görünce aklıma birden lise sıralarındaki türk dili dersleri geldi.
Hatırlarsanız geniş zaman, şimdiki zaman diye olaylara ayırırdık.Şimdiki aklım olsa hocanın karşısına geçer:

--Geniş zaman için ayrıca OBEZ zaman diyebilirmiyiz hocam.

--Şimdiki zamana Göt zaman gelecek zamana OHOO zaman diyebilirmiyiz acaba...
Peki bunlara sevgili akif hocamın cevabı ne olabilirdi.Bana sorarsanız hoca içinden öğrenci değil,patates yetiştiriyoz Yav.Biri bu eğitim sistemini durdunsun canım.
Semih başer'den sevgilerle:
Not:Bu resim lise son sınıfın son haftalarında çekilmiştir.Bu resimde olmayan arkadaşlara sevgilerimi iletiyorum...


Devamını okuyun...>>

Steve Jobs - Aç Kal Budala Kal (Alt Yazili)

Apple kurucusunun ağzından süper kelimeler..
Yorum Yazamayacak Kadar Zekice Bir Konuşma


Devamını okuyun...>>

Türkiyenin facebook'u Mondus.net

Mondus_logo_final Mondus.net bu siteyi ilk ntvmsnbc'de gördüm merak edip bi bakayım dedim.Karşıma facebook'un çakması bir site çıktı.Sitenin işleyişi aynı facebook gibi.Neden bizim insanımız hep taklide kacıyor.Sitenin 18bin üyesi bulunmakta.Ne zamanda bu kadar üye yaptı bu site anlamış değilim.Bu güne kadar ne bir reklam nede bir yazı gördüm internet dünyasında.Subat ayında himete giren site.Genede büyük başarı göstermiş.Yazıyı bitirirken bakalım bizim facebookumuz kac para edecek.Bunu zaman gösterecek tabi.


Devamını okuyun...>>

İşte yılın en iyi futbolcusu!..Haklı bir zafer

İtalya'nın AC Milan takımının Brezilyalı yıldızı Kaka (Ricardo Izecson dos Santos Leite), 2007 yılının dünyadaki en iyi futbolcusu seçildi.

''FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu'' yarışmasında, milli takım teknik direktörleri ve kaptanlarının verdiği oylarla Manchester United'dan Portekizli Cristiano Ronaldo ve Barcelona'dan Arjantinli Lionel Messi ile birlikte ilk 3'e giren Kaka, büyük ödülü kazanan isim oldu.

1047 oyla ilk sırayı alarak, 504 oy alan Messi ve 426 oy alan Ronaldo'yu geride bırakan Brezilyalı yıldız, ödülünü, İsviçre'nin Zürih kentinde düzenlenen gala gecesinde aldı.

Bu yıl, France Football dergisi tarafından verilen ''Avrupa'da Yılın Oyuncusu'' ödülünü kazanan, İngiliz World Soccer dergisi tarafından ''Dünyada Yılın Oyuncusu'' seçilen yıldız oyuncu, ''FIFA Dünyada Yılın Futbolcusu'' ödülünün de sahibi oldu.

Gala gecesinde ödülünü alan Brezilyalı yıldız, yaptığı konuşmada, ''Bu gece benim için gerçekten çok özel'' dedi.

Kaka, FIFA tarafından ''Dünyada Yılın Futbolcusu'' seçilen 5. Brezilyalı oyuncu oldu. Daha önce Romario, Ronaldo, Rivaldo ve Ronaldinho da bu ödüle layık görülmüştü.

Bayanlarda ise 2007 yılının en iyi futbolcusu, yine Brezilya'dan Marta oldu. Brezilyalı oyuncu, 2006 yılında da dünyanın en iyi bayan futbolcusu seçilmişti.

Kakanın yılın futbolcusu olacağı sampıyonlar liginde yaptıklarıyla kendini göstermişti.Şimdi bana ne alaka diyeceksiniz ama bakın ronaldo bir tek ingiltere liginde iyi oynadı.messili barca hic kupa kazanamadı.Ama Kaka avrupa sampıyonu hatta dünya sampiyonu olan bir takımın oyuncusuydu.aslında kimin alıcağı dünya şampiyonu olduklarında belliydi.Fifa çok doğru bir karar verdi.tebrikler kaka.


Devamını okuyun...>>

T-Equalizer(Müziği Üstüne Giy)


Müziği Üstüne Giy
T-Equalizer ismini duyunca ben acaba yeni bir hip hop grubu mu çıktı acaba diye düşündüm. Ama, öğrendim ki meğersem bu sene gördüğümüz en cool t-shirt’lerden biriymiş.
T-shirt’ün göğüs kısmına ütülenmiş bir sabit bir ekolizer resimi değil ya da keyfine göre haraket etmiyor. Güzel tarafı, duyduğu müziğe göre gerçekten haraket etmesi. Nasıl mı? T-shirt’ün arkasında gizlenmiş bataryası var ve burdan aldığı güç ile önündeki LED ekranı çalıştırıyor. Ekran’da müziğin ritmine (aldığı titreşime) göre haraket ediyor. Zekice di mi?Dayanamadim ve 1 ay önce internetten aldım T-Equalizerı.Ben tsortu daha cok arabada kullanıyorum.tek kelimeyle harika.Size birde onunla yaşadıgım bir anımı yazman isterdim ama sayfalar yetmez...Bakın size video olarak gostermek gerekirse altdaki videoyu izleyin...


Devamını okuyun...>>

Simli Resim (Türkçe simli resim sitesi)Ünlü simli resimleri

Glitter Graphics for MySpace, Xanga, BlogsSizlere gözüme yeni carpan türkce icerikli bir siteden bahsetmek istiyorum..Simli Resim.com Aslında bu tarz siteler yabancı kaynaklı olarak cok fazla var ınternet dünyasında ama size bu siteden bahsetmemin sebebi türkçe içeriğe sağip olması..
Yandaki resimde gördüğünüz gibi bir çok ünlünün resmini bulabilirsiniz sitede...Dediğimiz gibi artık ingilizce grafik sitelerine gerek yok..Biraz basit bir temaya sahip olmasına rağmen genede türk malı olmasından dolayı siteye teşekkür ediyorum...


Devamını okuyun...>>

Beyaz Melek(Beyaz Kelebek)

Sitemizde sinemayla ilgili yazılar pek yaptıgımız birşey degil ama bu filme özel bir paragraf acmak istiyorum....Sinema sitelerinden özür diliyerek...

http://resim.alemblog.com/beyazmelek.jpg

Yönetmen: Mahsun Kırmızıgül
Oyuncular: Yıldız Kenter, Nejat Uygur, Mahsun Kırmızıgül, Erol Günaydın, Ali Sürmeli, Yavuz Bingöl, Emel Sayın Ve Nice üstad
Senaryo: Mahsun Kırmızıgül
Görüntü Yönetmeni: Eyüp Boz
Müzik: Yıldıray Gülgen, Kemal Sahir Gürel
Kurgu: Engin Öztürk
Tür: Dram
Süre: 115 Dk.
Yapım: 2007 - Türkiye
Dağıtımcı: Medyavizyon
Gösterim tarihi: 16 Kasım 2007
Editör Puanı: 10/9

* İlk Duyduğumda iş yoktur diye düşünüyordum.Mahsun kırmızıgülü duyunca bu düşünce iyice yükseldi.Ama Herkes çok beğendi ve Babam ve Oğlumdan sonraki en iyi film diye anıLıyor.Mahsun beyin bu filimde en iyi yaptıgı sey bence filmin başrolünde değilde yardımcı rolüyle oynaması oldu..Oyuncuların hepside efsane kişiler olunca son yılların en iyi filmi cıktı ortaya...İzledimmi diye soracak olursanız:Bir paket pecete tükettim film biten kadar..Bu Ne demek istediğimi göstermiştir sanirım...



Konu: Ali ve Reşat, beyin kanseri olan babaları Ahmet’i kemoterapi görmesi için İstanbul’a getirmiştir. Ahmet ağır tedaviye daha fazla katlanmak istemediğinden hastaneden kaçar. Oğulları peşine düşer ancak Ahmet onlardan kaçmayı başarır. Kaçarken kendini bir huzurevinde bulur. Huzurevi sakinleri, Ahmet’in çocukları tarafından terk edildiğini sandıkları için orada kalması konusunda ısrar ederler. Zorlukla konuşabilen Ahmet durumu kabullenir. Ali ve Reşat Ahmet’i huzurevinde bulurlar. Ama mutlu göründüğü için bir süre orada kalmasına ses çıkarmazlar. Babalarının son günlerini mutlu geçirmesi, belki hiç işe yaramayacak ama çok acı verebilecek bir tedaviden daha önemlidir. Huzurevi sakinlerinin her birinin kendi hikayeleri ve dramları vardır. Ahmet bunları öğrendikçe onlara daha yakınlaşıp her birini tek tek çok sever.

Ahmet’in misafir olduğu günün hemen ertesinde huzurevi sakinlerinden Yaşar Hoca ve Nebahat evleneceklerdir. Bu insanları çabucak benimseyen Ahmet düğün masraflarını karşılamak ister. Elbirliğiyle güzel bir düğün yaparlar. Bununla yetinmeyen Ahmet, çiçeği burnunda çifti balayı için Diyarbakır’daki köyüne davet eder. Üstelik diğer huzurevi sakinleri de bu geziye davetlidir. Belki geriye kalan yıllarında böyle bir fırsatı bir daha yakalayamayacak olan bu yaşlı insanlar, teklifi coşkuyla kabul ederler. Hep beraber kiraladıkları bir minibüsle yola çıkarlar. Ancak yolculukları hiç sakin geçmez. Onlar için asıl macera bu yolculukla birlikte başlayacaktır.


Devamını okuyun...>>