carpediebilirim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster
carpediebilirim etiketine sahip yazılar gösteriliyor. Tüm yazıları göster

insan neden sever...


neden sever ki insan..

öncelikle doğasında olduğu için..

sonraki önceliğine baktığımda ise şunu görüyorum;

sadece yeni tanıdığı ve hatasını görmediği için,

ondan uzak olduğu ,


sevmek daha kolay olduğu,

çevresine daha kolay kabul ettirebileceği,

ve kendinede.. ve vicdanınada...

çünkü onun hakkında çokda fazla bişey bilmeyecek,

ve öyle işte bilmemek huzurlu kılar insaları... sanki...

aslına bakarsanız sizin denginiz,

şayet siz hangi denktenseniz....

aşağı yukarı her insan aynı şeyleri yaşamıştır...

yani ya bunu kabul edeceksiniz..

karşılıklı yada ..evet etmeyeceksiniz:)

içgüdü bu durumlarda ağır basar ki ,

kendinize önemli telkinerde bulunmadıysanız...

yani aşık edasıyla gezersiniz..

ya da ne diim be.. hayatınızı yaşayın ama gene içinde bilinmedikler ve

aynı şeyler olduktan sonra onunda pek bi ehemniyeti yok sanki...

yani burda sanki şöyle bi durum var ..

kabullenmek...yada kabullenememek..

işte bugunun bütün meselesi de bu...sanki:)

tabi önce farkına varmak lazım... değilmi ama değilmi...


Devamını okuyun...>>

bu odadan sıkıldım...

bu odadan sıkıldım deriz,
bu sokaktan,
bu mahalleden,
bu şehirden...
bu insanlardan sıkıldım deriz,
deger verdiklerimden,


degerlerimden,
sevgimden,
sevdigimden,
bu kızdan...
ama aynı hikayeler içerisinde dolanırız sanki...
hepsi bizim bi parçamız, bizi oluşturan ;
ilk acımızı kağıda döktüğümüz yerdir sıkıldığımız oda..
ilk kafamızın yarıldığı yerdir o sokak..
ilk o mahallede tamışızdır dostluğu..
ilk o şehirde takılmıştır kafamıza keşkeler,, yapadıklarımız, pişmanlıklarımız, kimsenin bilmedikleri...
ilk o insanlar bizi anlar olmuştur..
ilk aşk acısını onlara anlatmış, gel be olum çekelim bi kafaları demişizdir..
ilk o değerlerimiz sayesinde karşımızdakilerden saygı görmüş, aralarına onlar sayesinde ne kral adam ya ... cümleleriyle girmişizdir..
ilk sevgimiz sayesinde içimiz bir garip oldu ve üzülsekte sevdiğimiz için, o kız için çektiğimiz keder sayesinde,, gel bi anlat hele ne derdin var dostumla başlayan bulunmaz sohbetlere dahil olmuşuzdur...
hep aynı hikayenin içinde buluruz kendimizi çünkü biz odunuz ve yaşken eğilmişiz:)


Devamını okuyun...>>

samimiyet,,

samimiyet,
sanırım bugün en çok ihtiyacımız olan,

geridönüşümü en sağlıklı ve kolay olan,
içinde sıkıntı vb. barındırmayan,
öyle bulunması zor ve hoş bişi..

müzik dinlerken zıplamak, içimizden geldiği için.. arkadaşına bir hediye almak,aynı gerkçeyle...
seni seviyorum demek...

bugün bu gibi şeylerin çoğu sorgulanır oldu..çünkü gerçektende bazı yapılan şeyler insanları tatmin etmiyo..bunun nedeni de tecrübeleriyle sabit olması olabilir..

seni seviyorum cümleleri ve kısa birliktelikler.. selamlaşmalar, kankalıklar..

mesela kaç kişiye öyle içten nasılsın diyebiliyoruz, msn de bile..
kaç kişiyi hayatımızda önemseyerk içimizden gelerek arayıp hatrını soruyoruz ya da biryerlere birşeyler paylaşmaya çağırıyoruz..

sanırım sadece belli dönemlik ortamlarda güzel gelen ve sıkılana kadar yapılan dost, kanka,cicimlik... konuşmalar arkasına kısa bir süre gizlenen ve kısa zaman sonra da kendi izini kaybettiren bir şey olmuş artık samimiyet.. tabi aslında bu samimiyet olmadığı için.. ya da o da değişmiş artık bizim gibi.. alışkanlıklarımız,sevgililerimiz,başlayıp bitiremediğimiz işlerimiz.. yüzeyselliğimiz, kararsızlığımız, sonuca daha çabuk gitme arzumuz, amaclarımızın daha önemli olması, ''siz'' in değerli olmanız, diğerlerinin araç olduğunu düşünmeseniz bile bunun artık bir şekilde karakterinize yansımış olması...başkası için risk almamak, size köstek olabilir düşüncesi...

sanırım bunun adı bireysellik ve çoğu şeyi olduğu gibi samimiyeti de kendine göre çekimlemiş durumda..


Devamını okuyun...>>

Merak etmek..öylesine...



merak etmek..öylesine...




kimler merak eder ve merak edilen şey cevabı bulunduğunda o kişi merak etmeden önce ki durumundan daha iyi bi ruh halinemi kavuşur?


pekte merak etmemek gerek olur olmadık herşeyi...





aksi halde acabalarla yaşayıp kendi vaktini çalmamalı insan...

sanırım hayyatta en çok kaybedenler merak eder ve merak ettikleri sürece kaybetmeye devam ederler...

enteresan bişey merak ya da bir alışkanlık.. ve bence o kadarda iyi bişey değil..

meraklı olmamanız dileğiyle:)

tabi bu yazdıklarım gözümüzde büyük görünen ve çok vaktimizi alan aslında o kadarda hayatımıza katma değeri olmayan şeyler için sankii...

akışına bırakmak gibi yani..


Devamını okuyun...>>

I' m sitting here in a boring room...i wonder how, i wonder why...


bu cümlelerle takılmak ya da bu cümleye ayak uydurmak..


sanırım netle birlikte bunalımlarımızı, sorunlarımızı...


artık net başında msn iletileri yazarak geçirmek te çoğumuzun hayatının önemli bir parçası olmuş sanki farketmesekte..

eskiden değerli olan, kendimizce bazı değerlerimiz..özel olan..kendimizce hallettiğimiz..şeyler... sanki artık çok basit, herkesle paylaşılabilen şeyler haline dönüşmeye başladı!

bizmi acaba çok güçsüz olduk artık ya da hayatımızda oluşan sorun vb...

çok daha çabuk geçip gitmesinimi istiyoruz..sabırsızmıyız..

garip ama sanki kendimize ayak uydurmaya çalışıyoruz farkında olmadan degiştigimiz için...

hiç kendinize ayak uyduramadıgınız oluyormu..

bence muhakkak oluyor çünkü ben bunu çogu kişide görmeye başladım...

ondan hiç beklemezdim..meğer durum buymuş..

ya da insanın kendisi için söylediği benzer ifadeler...

kendimizi tanımaya vakit ayırmamız gerekiyor sanki...

herkesin kendisini bilmesi dilegiyle :)


Devamını okuyun...>>

recycle bin(Hayat Geri donusum Kutusu)


recycle bin yada geri dönüşüm kutusu...
hayatımıza sürekli yeni bi şeyler eklerken aslında bazılarınıda ; aynı filmi izlemişlikten, tatminlikten,size verdiği sıkıntıdan, ona zamanınız olmadığından...
siliyoruz aslında get it into recycle bin..geri dönüşüm kutularına atıyoruz.

yani aslında hiç birşey silinmiyor..ilerde bir yerlerde mutlaka yine karşımıza çıkıyor. bilinç altından öyle zamanlı zamansız kareler halinde tekrar yakamıza yapışıyor. ve genelde bunlar insanın zayıf anlarında karşısına çıkıyor ya da karşısına çıktığında zayıflatıyor..

söyleyeceğim şey insan yeri geldiğinde bu gibi rahatsızlık verebilcek şeyleri hasır altı yapıp sildim demektense karşısına çıkıp gerekiyorsa bitirmeli..
instead of delete these things must shift & delete...

geri dönüşüm kutularıyla yaşayan insanlar için gerçekten hayatta herzaman sıkıntıya yer vardır yada doğası gereği belli dönemler bu sıkıntıları yaşamak için bile bile bekleyeceklerdir..
bile bile lades olmak istemiyorsanız hayatımızda ki bu geri dönüşüm kutularını kaldıralım diyorum ben.yüzleşelim ve shift & delete diyebilelim. sanırım mutlu olmanın bir yoluda bu...
ya sizce:)


Devamını okuyun...>>

insanlar kararlarını nelere göre verio..

insanlar hayatta kendilerini kabul ettirmek,para kazanmak, mutlu yaşamak,,gibi sebeplerden dolayı belli kararlar almak zorundadırlar. Evet insanlar bunları nelere göre veriyor sizce?
.. iyi bir insan olmak ve mutlu yaşamın sırrı geçmişten günümüze toplumlarda hep din olgusuyla gösterilmiş.Sizce herşeye kafası basan uzaya kaçan, dna kopyalayan, var olduğu dünyayı isterse yok edebilecek..olan ''insan'' ın bu gibi kararları almak için bir kitaba gerkesinim duyması garip değilmi ?
Diğer bir deyişle elinde gücü olan bir meclisin kitap çıkarması ve insanların bunlara uyması gerektiği yoksa kendilerini kabul ettiremiyecekleri ve ceza görecek olmaları ! tanrıyla bağdaştırıldığında bir ironi oluşturmuyormu?
.. ya da bugün insanların eğer birey olamazlarsa kendini kabul ettirememeleri..bununla farklı doğrultuda ama yine aynı amaçla değilmi ?
..insanların günümüzde bu yeni sistem içinde bireyselleşerek; hayat standardına bağlı, onu düşünerek seçtikleri yaşam tarzlarıda bir kitabın veya yasanın yaptığı etkiyi yapmıyormu?
insanlar hayatları boyunca hep birşeylere inandılar yada inanmak istediler!!..geçmişten günümüze benim anladığım, bana anlatılan ifadenin özü - 'bu'.. ama güçlü sistemleri oluşturmak ve bunların devamlılığını sağlamak ; en kolay şekliyle, geçmişte fiziksel , bugün ise ekonomik yaptırımlarla sağlanabiliyor ve bir süre sonra bu insanların hayat tarzlarını oluşturuyor diye düşünüyorum..
,,yani kimse durduk yere birşeye inanmak istemez diyorum..,,
öyle bir gen falanmı var ki...
sebepsiz hiç bir şey olmaz diyorum ;ülkemizde ki ezanların, dışarda ki çanların, insanların harcama şekillerinin,dine ve milliyete göre yeni devletlerin kurulmasının ve parçalanmasının, doğruya göre olmaması gereken ama yine de bir numunelikte olsa var olan bazı sistemlerin,,,
..burda saydıklarım sanırım, insanlara birşeyler inandırmak, onları belli kalıplara otutturmak , istedikleri şeklin toplumca hayat tarzları olarak belirlenmesini sağlamak, bu sayede elindeki gücü daha rahat ve etkin kullanabilmek için geçmişten günümüze ''iktidar'' siyaseti diyebilirim.. (daha iyi bi ifade gelirse aklıma yazarım:>)

ben diyorumki ; insan kararlarını verirken düşünmeli ?
acaba o kararı gerçekten kendisimi veriyor..

son olarak : gerçekten ben inanılmaz bir varlığım bunuda varlıktaşlarımın yaptıklarını görerek söylüyorum:)

ula olm uçtuk, uzaya çıktık,dünyaya da zıçtık:)
dünyanın öbür ucunu görebiliyorsun,
istediğin insanı ,imkanların varsa hertülü ne yaptığını,
ne konuştuğunu vs. görebiliyorsun bulabiliyorsun..
istersek dünyayı bile yok ederik o derece yani..
ama önce kurtarmak gerekecek tabi!

nuhu beklemeyelim derim ben :)

birde sanki şöyle bi durum vardı tanrının 5 sıfatı;
görmek, duymak, bilmek,,,
..sanki insanoğlu bunları yapmış gibi!
insanın inanması gereken gene insan sanki.,!?

tabi fırsat olunca herşey okunur tartılır falan..

şimdilik bu kadar valla uyku tutmadı
kalkıp yazdım şetanmı dürttü ne:)


Devamını okuyun...>>

Mutlaka dinlenmesi gereken gruplar, sarkılar vs..

Size yılların eskıtemediği en güzel grup sarkıcı ve sarkılardan bir kaçını göstermek istedim.
Bakalım hangilerini hatırlayacak yada ,a buda buradaymış diyeceksiniz.

Estatic Fear

King Crimson - Epitaph

Epica - Cry for the moon

Dream Theater - Finally Free

Dark Tranquility - Lethe

Kamelot...

Dream Theater - Finally Free

The Ark - Father Of A Son.

Lake of Tears

Opeth...


Devamını okuyun...>>

Her Hakki Saklidir.Home Yalova2007 - 2008 SemihBaser

Yukari Cik

Blogger templates by OurBlogTemplates.com